Sivas İli Ovalar ve Vadiler


#1

Sivas İli Ovalar ve Vadiler

Ovalar-Vadiler

Sivas İlinde Vadi oluşumları çok önemlidir. İlin kuzeydoğusu ve batısındaki yüksek kesimden kaynaklanan akarsular, genellikle batı ve güney yörelerinden akmaktadır. Bu hızlı akışlı sular, dar ve derin oluklar açmıştır. Vadiler il alanının batısında yer yer genişleyerek, il tarımında belirleyici rol oynayan alüvyonlu ovalara dönüşmektedir. Sivas’ta vadilerin ikinci önemli rolü de, dağlar ve platolarla kaplı bu alanda belli başlı ulaşım kanallarını oluşturmalarıdır. Yerleşim merkezleri arasındaki kara ve demiryolu ulaşımı, düzenli sıralar oluşturan yüksek ve sarp yapıyı kesintiye uğratan vadi boylarınca sağlanır.

Şarkışla-Gemerek Ovası: Bu ova, Kızılırmak Vadisi’ne açılan acısu ve kasımbeyli Deresi Vadilerinin Gemerek-Şarkışla çöküntü oluğunda genişleyen tabanlarına yayılmış durumdadır. Gemerek önlerinden başlayan ova, Kuzeydoğu yönünde yaklaşık 50 km. uzanmaktadır. Gemerek, Şarkışla ve Hanlı Köyü çevrelerinde düz ova, öbür kesimlerinde ise 1-2 km. genişliğinde tarım alanları niteliği taşımaktadır. Acısı Vadisi’nde kalan Şarkışla bölümüyle, Kasımbeyli Deresi Vadisinde kalan Gemerek bölümünün arası, iki vadinin su bölüm çizgisini oluşturmaktadır.

Bu kesimde yükselti biraz artmakta ve ovadan çok plato niteliği ağırlık kazanmaktadır. Ovada batı yönünde akan Acısu’dan ve Kasımbeyli Deresi’nden sulamada pek fazla yararlanılamamaktadır. Bu akarsular yazın çok azalmaktadır. Kuru tarım yapılan Gemerek-Şarkışla Ovası’nda, İç Anadolu’nun kışları çok soğuk geçen karasal iklimi nedeniyle yalnızca birkaç tür tahıl ürünü (arpa, buğday, çavdar gibi) yetiştirilebilmektedir.

Yıldızeli (Bedehdun) Ovası: Yıldız Çayı Vadisi’nin genişleyen tabanında Sivas-Tokat karayolunun iki yanında uzanan bu ova pek geniş değildir. Ovanın ortasından geçen Yıldız çayı’nın suları yazın iyece azalır. Bu nedenle sulamada pek fazla yararlanılamaz. Bir ovadan çok yüksek bir düzlük durumundadır. Bu tarım alanında, genellikle tahıl yetiştirilmektedir.

Suşehri Ovası: Suşehri’nin kuzeyinde ve Kelkit Vadisi tabanında yer alan Suşehri Ovası’nın yüzölçümü yalnızca 35 km2 dir. Kelkit Çayı’nın taşıyarak biriktirdiği kalın bir alüvyon toprak tabakasıyla kaplı olan ovada Karadeniz’in yumuşatıcı etkileri görülmektedir. Bitkisel ürün çok çeşitli olup, bazı Akdeniz bitkileri dışında hemen hemen tüm bitkiler yetişebilmektedir. İlin öbür kesimlerine göre daha bol yağış almasına karşın; yine de yaz aylarında sulama zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Kelkit çayı ova yüzeyine göre çok derinden aktığından sulamada pek yararlanılamaz.

Tohma Vadisi: İki kol halinde başlayan Tohma Vadisi, Malatya topraklarında birleşerek Fırat Vadisi’ne açılır. Vadinin uzun kolu Kulmaç Dağları’nın güney yamaçlarında başlamakta ve güneydoğu yönünde Uzunyayla’yı ortadan bölmekte, Sarıca yöresinde Malatya iline girmektedir. İl alanında genellikle dar bir yarık durumundadır. Kısa olan Vadi kolu ise Gürün yöresinden başlamakta, doğuya doğru uzanarak aynı ilçe sınırından Malatya’ya girmektedir. Vadi Gürün’den sonra biraz genişlemekte ise de bir ova niteliği kazanamamıştır.

Çaltı Suyu Vadisi: İlin önemli vadilerinden olan Çatlı Suyu Vadisi iki kol halinde başlar. Birisi Kangal Çayı Vadisi adıyla Tecer Dağları’nın güneybatı yamaçlarından, diğeri Kalkım Çayı Vadisi adıyla Yama Dağı’nın batı yamaçlarından başlamaktadır. Bu iki vadi, Çetinkaya yakınlarında biraz genişler ve birleşir. Birleştikten sonra doğuya yönelen vadi, Tatlı Çayı Vadisi adını alır ve dar bir yarık biçiminde Divriği yöresine kadar uzanır. Buradan güneyden doğuya genişçe bir yay çizer; kuzeyden ve güneyden gelen vadilerle birleşerek Çaltı Vadisi adını almaktadır. Akkuşağı yöresinde Ana Fırat Vadisi’ne açılmaktadır. Vadinin hiçbir yeri ova niteliği kazanacak denli geniş değildir. Sarp ve yüksek yapı içinde dar bir yarık biçimindedir. Yalnızca Çetinkaya ve Divriği çevresinde biraz genişlemektedir. Akarsu yatağının her iki yanında sıralanan ve genişliği 1-2 km arasında değişen bu alüvyon toprakların bölge tarımı açısından önemi büyüktür.

Kelkit Vadisi: Giresun dağlarının güney yamaçlarından başlayan vadi, Canik ve Giresun Dağları ile Otlukbeli ve Köse Dağları arasında batı yönünde uzanmaktadır. Suşehri yakınından il topraklarına girmektedir. Kimi yerlerde Sivas-Tokat sınırını oluşturarak uzanan vadi Koyulhisar’dan sonra, il alanı dışına çıkmaktadır. Kelkit Vadisi, Sivas topraklarında biraz genişlemektedir. Ama yine de geniş ovalar oluşturmaz. Vadide Karadeniz ikliminin etkileri görülebilmektedir. Tarım yapılan alüvyal toprakların azlığına karşın vadide çok çeşitli ürünler yetişebilmektedir. Verim hayli yüksektir.
Kızılırmak Vadisi: İlin en önemli ve uzun vadisidir. İmranlı’nın doğusundan başlayan vadi, dar bir oluk biçiminde batı yönünde uzanmaktadır. Zara yöresinde tabanı biraz genişleyen Kızılırmak Vadisi Hafik’i geçerek Merkez ilçeye girer. Kızılırmak Vadisi’ne burada, güneyden fadlım ve tecer, Kuzeyden Yıldız Çayı Vadisi katılmakta, vadi güneybatı yönünde uzanmaktadır. Kuzeybatıdan ve güneydoğudan gelen çok sayıda küçük vadiyle birleştikten sonra da, Gemerek yöresinden il toprakları dışına çıkmaktadır.

Sivas ilinde çok sınırlı yer tutan ovalık alanların büyük bir kısmı Kızılırmak Vadisi’ndedir. Ama Kızılırmak Vadisi hiçbir yerinde tam anlamıyla ova niteliği kazanacak denli genişlemez. Zara’dan genişlemeye başlayan Ana Kızılırmak Vadisi, Hafik ve Merkez ilçe alanlarında yer yer akarsu yatağının her iki yanında, 2-3 km. genişliğinde taban toprakları yaratmaktadır.

Hafik’te Koru Çayır’ı, Zara’da Cencin, Devekse, Tödürge ovaları adlarıyla anılan ve bazı kesimleri sulanan bu topraklar, il tarımı açısından önemlidir. Ana Kızılırmak Vadisi, Merkez İlçe dışında çıktığı yer olan Deveboynu yöresine dek pek genişlemez. Yine de akarsu yatağının her iki yanında 1-2 km.ye ulaşan alanlar, küçük olmalarına karşın, il tarımı açısından önemlidir. Sivas’ta ova niteliği topraklar daha çok, Ana Kızılırmak Vadisi’ne açılan yan vadilerin tabanlarında toplanmış durumdadır.
 



Reklamlar

Facebook

Reklamlar

Üst